Tofaş Satış Sonrası ve Yedek Parça Direktörü Hüseyin Şahin, küresel krizler ve jeopolitik gelişmelere rağmen yedek parça tedarikinde güçlü bir yapı kurduklarını belirterek, “Ayda 2 milyon parçayı servis ağımıza ulaştırıyoruz. Olası tedarik risklerine karşı alternatif kaynaklarımızı artırdık. Amacımız müşterimizin aracını en kısa sürede yeniden yola çıkarmak” dedi.
Türkiye otomotiv sektörünün en büyük satış sonrası organizasyonlarından birini yöneten Tofaş, yedek parça tedarik zincirini güçlendirecek yeni adımlarını kamuoyuyla paylaştı. Şahin, şirketin yalnızca Türkiye’nin en geniş araç parklarından birine hizmet vermediğini, aynı zamanda küresel krizlere karşı dayanıklı bir tedarik sistemi oluşturduğunu söyledi. Şahin, her ay yaklaşık 2 milyon yedek parçanın Türkiye genelindeki yetkili servisler ve satış sonrası ağına sevk edildiğini belirterek, bu operasyonun kesintisiz yürütülmesinin en önemli öncelikleri olduğunu vurguladı.
Yedek parça tedarikinde hem yerli üretimi hem de küresel tedarik ağını birlikte kullandıklarını ifade eden Şahin, “OPAR tamamen yerli orijinal parça markamız, MOPAR ise ithal orijinal parça markamız. Fiat modellerinde kullanılan parçaların yaklaşık yüzde 67’si yerli üretimden oluşurken, ithal modellerde doğal olarak MOPAR’ın ağırlığı artıyor. Eurorepar markamızda ise yerlilik oranı yaklaşık yüzde 50 seviyesinde bulunuyor” dedi. Son yıllarda yaşanan pandemi, savaşlar ve küresel lojistik sorunlarının tüm otomotiv sektörünü etkilediğini hatırlatan Şahin, buna rağmen tedarik zincirini güçlendirmek için önemli hazırlıklar yaptıklarını söyledi.
Özellikle enerji ve petrokimya sektörünü etkileyen bölgesel gelişmelerin motor yağı gibi kritik ürünlerde risk oluşturduğunu belirten Şahin, “Bulunduğumuz coğrafya bize kriz yönetimini öğretti. Bu nedenle özellikle kritik ürün gruplarında tedarikçi sayımızı artırdık. Alternatif kaynaklar oluşturarak olası kesintilere karşı hazırlık yaptık. Amacımız müşterilerimizin parça bekleme süresini en aza indirmek” diye konuştu.
Parça tedarikinde zaman zaman gecikmeler yaşanabildiğini ancak bunun belirli bir ürün grubuyla sınırlı olmadığını ifade eden Şahin, küresel üretim ve lojistik koşullarına bağlı olarak farklı ürün gruplarında dönemsel gecikmeler görülebildiğini söyledi. Böyle durumlarda müşterilerin mağdur olmaması için alternatif çözümler geliştirdiklerini belirten Şahin, gerekli durumlarda ikame araç desteği de sağladıklarını dile getirdi. Parça fiyatlarında dengeli bir politika izlediklerini vurgulayan Şahin, “Müşterilerimizin araç kullanım maliyetlerini artırmamak için mümkün olduğunca maliyet artışlarını absorbe ediyoruz. Fiyatlarımızı genel olarak enflasyon seviyesinde hatta birçok kalemde enflasyonun altında tutmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Son yıllarda hızla büyüyen Stellantis markalarının oluşturduğu servis yoğunluğunu azaltmak amacıyla önemli yatırımlar yaptıklarını dile getiren Şahin, birleşmenin ardından yalnızca bir yıl içinde 200 bin adedin üzerinde ek servis kapasitesi oluşturduklarını ifade etti. Türkiye genelinde faaliyet gösteren 369 yetkili serviste toplam lift kapasitesinin 2 bin 700’e ulaştığını belirten Şahin, randevu sürelerinin düzenli olarak takip edildiğini ve müşteri bekleme sürelerini azaltmak için yatırımların sürdüğünü kaydetti. Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte güvenli bakım ve onarımın öneminin arttığını söyleyen Şahin, yüksek voltajlı sistemlere yalnızca yetkili servislerde müdahale edilmesi gerektiğini vurguladı.
Elektrikli araç servislerinin özel eğitim ve ekipman gerektirdiğine dikkat çeken Şahin, bu konuda hem teknisyen eğitimlerinin hem de kamuoyunu bilinçlendirme çalışmalarının devam edeceğini belirtti.
PureTech motorlarıyla ilgili kamuoyunda gündeme gelen tartışmalara da değinen Şahin, ilgili araçlarda üretici tarafından 10 yıl veya 180 bin kilometreye kadar genişletilmiş koruma programı uygulandığını hatırlattı. İnternette oluşan algının aksine, karşılaştıkları vaka sayısının iddia edildiği kadar yüksek olmadığını belirten Şahin, tüm resmi bilgilendirmelerin markaların internet sitelerinde kamuoyuna açık şekilde yayımlandığını ifade etti.
