

Türkiye’de ağır ticari araç satış sonrası pazarı büyürken, sektörün karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar da derinleşiyor. OSS Derneği Başkanı Ali Özçete, ağır ticari araç satış sonrası pazarındaki büyümenin ilk bakışta olumlu görünse de bunun temel nedeninin yeni araç satışları değil, giderek yaşlanan araç parkı olduğuna dikkat çekti.
Özçete, Türkiye’de ağır ticari araç parkının 1,25 milyon adedi aştığını, ortalama araç yaşının ise 18,1 yıla yükseldiğini belirterek, araçların yüzde 80,5’inin 5 yaşın üzerinde olmasının bakım ve yüksek maliyetli onarım ihtiyacını hızla artırdığını söyledi. Bu tablonun, sektör açısından önemli bir risk oluşturduğunu ifade etti.
Yeni araç satışlarının gerilemesine rağmen satış sonrası pazarının büyümesinin sağlıklı bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Özçete, filoların yaşlanmasıyla birlikte motor, şanzıman, emisyon sistemleri ve elektronik donanımlarda daha pahalı onarımların kaçınılmaz hale geldiğini kaydetti.
Elektrikli araçların ağır ticari araç parkındaki payının yalnızca yüzde 0,02 seviyesinde kaldığını hatırlatan Özçete, sektörün hâlâ büyük ölçüde dizel motorlar ve geleneksel mekanik sistemlere bağımlı olduğunu belirterek, önümüzdeki yıllarda bakım maliyetlerinin düşmesini beklemenin gerçekçi olmayacağını ifade etti.
Özçete, sektörün en önemli sorunlarından birinin ise nitelikli teknisyen eksikliği olduğunu söyledi. Araç teknolojilerinin her geçen gün daha karmaşık hale geldiğini belirten Özçete, Euro VI emisyon sistemleri, elektronik fren sistemleri, dijital tanılama ve yazılım tabanlı bileşenlerde uzman personel ihtiyacının arttığını ancak servislerin bu ihtiyacı karşılamakta zorlandığını dile getirdi. Deneyimli çalışanların farklı sektörlere yönelmesinin servis kalitesi ve araçların yolda kalma süreleri açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.
Artan enflasyon, yükselen yedek parça maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntıların da sektör üzerinde baskıyı artırdığını belirten Özçete, filo işletmecilerinin maliyetleri kontrol altında tutabilmek için bakım harcamalarını ertelediğini, bunun ise uzun vadede daha büyük arızalara ve daha yüksek tamir faturalarına yol açabileceğini söyledi.
Rekabette artık yalnızca yedek parçanın değil, aracın en kısa sürede yeniden hizmete alınmasının belirleyici olduğunu ifade eden Özçete, teknik eğitim, dijital altyapı, hızlı lojistik ve uzman servis yatırımlarının gecikmesi halinde sektörün uluslararası rekabet gücünü kaybedebileceği uyarısında bulundu. Ona göre ağır ticari satış sonrası pazarı, yalnızca otomotiv sektörünün değil, lojistikten ihracata kadar pek çok alanın kesintisiz işleyişi açısından kritik bir öneme sahip.



