Sürüş İzlenimi

Bir otomobilden fazlası: DS7 ETOILE Plug-in Hybrid

Paris sokaklarından ilham alan yürüyen sanat eseri DS7 ETOILE Plug-in Hybrid bu hafta konuğumuz oldu. Lüks bir moda butiğini andıran alcantara döşemeleri, özel dikiş detayları ve geceyi bir sahneye çeviren aydınlatmalarıylaDS7 ETOILE Plug-in Hybrid, hızı değil "atmosferi" önceliklendiren sürücüler için tasarlanmış.

DS 7 ÉTOILE, adını gece gökyüzünün ışıltısından alıyor. Direksiyona geçtiğinizde ilk hissettiğiniz şey, bir otomobilden çok, lüks bir Fransız butiğinde olduğunuzdur. Bu araçta “hız” ikinci planda, “konfor ve atmosfer” ise başroldedir.

1. Şehir içinde:

“Sessizlik Kozası” Start düğmesine bastığınızda hiçbir ses duymazsınız. Plug-in Hybrid teknolojisinin en büyük lüksü budur. Elektrikli Sürüş: Şehir trafiğinde, tamamen elektrik modunda (Mode Electric) süzülürsünüz. DS 7’nin ses yalıtımı (lamine camlar) o kadar başarılıdır ki, dış dünyanın kaosu camın ötesinde sessiz bir filme dönüşür. Konfor: Dur-kalk trafikte araç, elektrik motorunun anlık torku sayesinde hantal değil, aksine oldukça atik hissettirir.

2. Yol tutuş ve “Uçan halı” etkisi

DS’in imzası niteliğindeki DS Active Scan Suspension (Kameralı Aktif Süspansiyon), bu aracın karakterini belirleyen en önemli teknolojidir. Teknoloji Nasıl Hissettiriyor? Ön camdaki kamera yolu tarar, çukurları veya tümsekleri milisaniyeler öncesinden algılar ve süspansiyonu buna göre yumuşatır. Sürüş Hissi: Bozuk bir yoldan geçerken, darbeleri “küt” diye hissetmek yerine, aracın o engelin üzerinden “aktığını” hissedersiniz. Bu, DS 7’yi rakiplerinden (örneğin Alman sertliğinden) ayıran en büyük farktır.

3. Performans:

Hibrit Güç (E-TENSE) ÉTOILE donanımı genellikle yüksek güçlü E-TENSE motorlarla (genellikle 300 hp 4×4 veya 225 hp) kombine edilir. Sport Modu: Gaz pedalına köklediğinizde, benzinli motor ve elektrik motorları güçlerini birleştirir. Yaklaşık 2 tonluk bu kütle, şaşırtıcı bir ivmeyle ileri atılır. Ancak bu hızlanma “yırtıcı” bir spor otomobil gibi değil, “kararlı ve asil” bir güç gösterisi şeklindedir. Ağırlık Transferi: Virajlı yollarda bataryaların ağırlığını hissedersiniz. Araç yolu iyi tutar (özellikle 4×4 versiyonda), ancak sizi virajlara sert girmeye değil, virajları akıcı bir şekilde dönmeye teşvik eder.

4. İç Mekan:

Dokunsal Bir Deneyim ÉTOILE koleksiyonunun farkı burada ortaya çıkar. Alcantara ve Işık Oyunları: İç mekanda kullanılan Alcantara döşemeler (veya Criollo Kahverengi Nappa deri opsiyonları) ve özel dikişler, parmak uçlarınızda kalite hissi bırakır. Ambiyans: Gece sürüşlerinde iç aydınlatmalar ve Focal Electra ses sisteminin kristal berraklığındaki tınısı, uzun yolları yorucu olmaktan çıkarıp bir terapi seansına dönüştürür.

5. Tüketim ve şarj gerçeği

Bu araçtan tam verim almak için bir “şarj disiplini” şarttır. Şarj Ederseniz: Günlük 40-50 km’lik rotalarda benzin istasyonunu unutursunuz.

Şarj etmezseniz:

Batarya bittiğinde araç standart bir hibrite dönüşür ve tüketim, aracın ağırlığı nedeniyle 8-9 litre/100km seviyelerine çıkabilir. Bu araç, fişe takılmayı sever.

DS 7 ÉTOILE, safkan sürüş dinamikleri arayan veya her virajda limit zorlamak isteyen sürücüler için değildir.

Bu araç; Trafikte stresten arınmak isteyen, Estetiğe ve malzeme kalitesine motordan daha fazla önem veren, Farklı görünmekten hoşlanan (“Ben Alman üçlüsünden (Audi/BMW/Merc) farklıyım” diyen), Sofistike sürücüler için üretilmiş bir konfor makinesidir. Kritik

Not: Bu araçla ilgili en keyifli an, akşam üzeri “DS Pixel LED Vision 3.0” farların yolu bir tiyatro sahnesi gibi aydınlattığı ve süspansiyonun yolu ütülediği o sakin eve dönüş yolculuğudur.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu