
Stellantis, FaSTLAne 2030 stratejisiyle Orta Doğu ve Afrika’da yeni bir büyüme döneminin kapısını aralarken, şirketin bölgeden sorumlu en üst yöneticisi Samir Cherfan’dan Türkiye’ye güçlü mesajlar geldi. Türkiye’yi stratejinin merkezine yerleştiren Cherfan, üretimden satışa kadar her alanda Türkiye’nin rolünün daha da güçleneceğini vurguladı.
Orta Doğu ve Afrika’nın önde gelen otomotiv basın kuruluşlarıyla bir araya gelen Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan, şirketin yeni dönem yol haritasını anlattı. Cherfan, FaSTLAne 2030 stratejisinin yalnızca büyüme hedeflerinden ibaret olmadığını, aynı zamanda Stellantis’in üretim ve tedarik modelini kökten değiştirecek bir dönüşüm programı olduğunu söyledi.
“Türkiye büyüme planımızın merkezinde yer alıyor” diyen Cherfan, bölgenin Stellantis için taşıdığı stratejik öneme dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Orta Doğu ve Afrika, Stellantis’in büyüme stratejisinin temel yapı taşlarından biri. Bugün güçlü kârlılık ile önemli bir ölçeğe ulaşmış durumdayız. FaSTLAne 2030 ile birlikte tedarik modelimizi dönüştürüyor, üretim altyapımızı en verimli şekilde kullanıyor ve odaklı ürün stratejimizi hızla devreye alıyoruz. Böylece bölgenin sahip olduğu büyüme potansiyelini en üst seviyeye çıkaracağız.”
Cherfan’ın verdiği mesajların odağında Türkiye yer aldı. Stellantis, Fas ile birlikte Akdeniz bölgesindeki toplam 800 bin adetlik üretim kapasitesini daha etkin kullanacak. Bu plan kapsamında Türkiye, hem üretim hem de satış performansıyla grubun en önemli merkezlerinden biri olacak.
Şirket ayrıca Türkiye’de pazar liderliğini daha da güçlendirmeyi ve FIAT markasının büyümesini yeniden hızlandırmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, Türkiye’nin yalnızca büyük bir pazar değil, aynı zamanda Stellantis’in bölgesel üretim ve ihracat stratejisinin ana oyuncularından biri olacağını ortaya koyuyor.
22 model, 300 milyon Euro yatırım
FaSTLAne 2030 kapsamında Stellantis, satışlarının yüzde 90’ını oluşturacak 22 ana modele odaklanacak. Modellerin yarısı bölgesel fabrikalarda üretilecek, diğer yarısı ise Asya’dan rekabetçi maliyetlerle tedarik edilecek. Bu dönüşüm için yıllık yaklaşık 300 milyon Euro yatırım yapılacak.
Şirket, 2028 yılına kadar yeni üretim ve tedarik modelinin yaklaşık yüzde 75’ini hayata geçirmeyi planlıyor.
“Hedefimiz sürdürülebilir liderlik”
Cherfan, Stellantis’in son dört yıldır Orta Doğu ve Afrika’nın ikinci büyük otomotiv grubu olduğunu hatırlatarak, bu başarıyı yeni yatırımlar, yerelleştirme ve verimlilik odaklı üretim modeliyle daha ileri taşımayı amaçladıklarını söyledi.
Verilen mesajlar, Stellantis’in Türkiye’ye bakışını net biçimde ortaya koydu. Şirket, FaSTLAne 2030 stratejisinde Türkiye’yi sadece güçlü bir üretim merkezi olarak değil, aynı zamanda bölgesel büyümenin lokomotifi olarak konumlandırıyor. Önümüzdeki yıllarda üretim kapasitesi, yeni modeller ve FIAT markasına yapılacak hamlelerle Türkiye’nin Stellantis içindeki stratejik ağırlığının daha da artması bekleniyor.
Alternatif güçlü manşetler:
- Cherfan: “Türkiye olmadan bu büyüme olmaz”
- Stellantis’ten Türkiye’ye tam destek! Üretim ve liderlik vurgusu
- Samir Cherfan: “Türkiye, FaSTLAne 2030’un kalbinde yer alıyor”
- Stellantis’in yeni rotası Türkiye! Cherfan hedefleri açıkladı
- Türkiye’ye stratejik rol! Stellantis büyümesini buradan yönetecek



