
Türkiye otomotiv yan sanayisi, bir yandan ihracat rekorları kırarken, diğer yandan artan konkordato ilanlarıyla çalkalanıyor. Sektör temsilcileri, makroekonomik sıkıntıların pençesinde, “dört mevsimi birlikte yaşadıkları” zorlu bir dönemden geçtiklerini belirtiyor. OSS Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, sektörün nabzını tutan açıklamalarda bulunarak, özellikle konkordato süreçlerinin nedenlerine ve etkilerine dikkat çekti.
Firmalar zor durumda
Özçete’nin açıklamalarına göre, otomotiv yedek parça sektöründe son yirmi gün içinde üç, bu yıl içinde ise toplam dört firma konkordato ilan etti. Özçete, bu durumun sektörde derin bir üzüntü yarattığını ve konkordato ilan eden firmaların büyük çoğunluğunun ihracatçı kimliğiyle öne çıkan, sektörün köklü şirketleri olduğunu vurguladı. “Bir taraftan Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin verilerine göre ihracatta şampiyonluk yaşarken, bir taraftan da üzücü bir şekilde bu konkordatoları da yaşıyoruz,” diyen Özçete, bu tezat duruma dikkat çekti

Makroekonomik sıkıntılar
Peki, sektörün ihracat başarılarına rağmen bu konkordato ilanlarının ardındaki nedenler neler? Özçete, sorunun temelinde makroekonomik sıkıntıların yattığını açıkça ifade etti. Pandemi sonrası dönemde artan talep ve düşük para maliyetlerinin getirdiği rahatlamanın, 2023 Ağustos ayında başlayan ve bugüne kadar devam eden hızlı faiz artışları ve paraya ulaşım zorluğuyla yerini endişeye bıraktığını belirtti.
Giderler yüzde 200 arttı
Döviz kurlarındaki stabilizasyonun da maliyetleri yönetmeyi zorlaştırdığını dile getiren Özçete, şu çarpıcı örneği verdi: “İşletme giderleri %200 civarında artarken, döviz kuru endeksinde %110 civarında bir artış görüyoruz. Dolayısıyla firmalar %90’lık bir farkı kendi ceplerinden absorbe etmek zorunda kalıyor.” Özçete, bu durumun firmaları yıllanmış müşterilerini kaybetme riskiyle karşı karşıya bıraktığını, çünkü artan maliyetleri ürün fiyatlarına yansıtamadıklarını belirtti. “Bugün düzelecek, yarın düzelecek derken bir şekilde o sürecin uzamış olması maalesef ki bu durumların yaşanmaya başladığını gösteriyor,” ifadeleriyle sektördeki belirsizliğin firmaları yıprattığını aktardı.
Dört mevsimin birlikte yaşandığı bir dönem
Sektördeki bu zorlu tabloya rağmen, Özçete “dört mevsimi, dört iklimi şu içinden geçtiğimiz süreçte birlikte yaşıyoruz” yorumunu yaptı. Zira konkordato ilanlarının yanı sıra, anket sonuçlarının da gösterdiği gibi, sektörde istihdam sayısını artıran, ihracat şampiyonları listesine yeni giren veya sırasını yükselten firmalar da bulunuyor. Özçete, Elektrikli araçların yükselişiyle birlikte yedek parça sektöründe bir dönüşüm yaşandığını, parça azalmasının yanı sıra batarya ve sensör gibi yeni ürün gruplarının önem kazanacağını belirtti. Çin menşeli araçların Türkiye pazarına girişinin istihdamı artırabileceğini ancak yedek parça sektörüne faydası için “millilik payının” yüksek olmasının kritik önem taşıdığını vurguladı. Sahte yedek parça sorununun da sektörü derinden etkilediğini belirten Özçete, özellikle filtre, yağ ve fren grubunda sahteciliğin yaygın olduğunu ve geçen yıl 1 milyonun üzerinde sahte filtrenin ele geçirildiğini kaydetti.



